SANA TUTSAK BU GÖNLÜM
HAKKIMDA
Irak ülkesinin umutlarına, ırak düşen çocuklarına benziyor sana ırak’lığım. Gittiğim her sen Felluce, döndüğüm her ben Bağdat.Yıkılırken tapınak sütunları yeryüzünün üstüne bir elem dolaşıyor dilime: Saçların karda yıkanırken soğuk ülkelerin ayazına yaslıyorsun ömrünü. Kibrit kutularına yığılan bungunsuz yangınların islenişini çekiyorum ciğerlerime. Sana şiir olmak için katlediyorum bütün şairlerin şah damar şiirlerini. sahi ömrünün en dalgın an’ında zifiri aşk şiirlerde kaybolan hüzün kimin? Kabil’in damarlarından emdim zehri. Habil yok sayıldı kavim tutanaklarında. İnsandım ilk hâlim kadar. Ben sende kimliğimi kaybettim. Oysa seni en iyi yokluğun anlatıyor o som sessizlikte yanlızım sensizim Dağ çiçeğim...

ANA MENÜ



SON YAZILARIM
KATEGORİLERİM
BAĞLANTILARIM
Google RSS www.kerzan.blogcu.com



ARKADAŞLARIM
FEEDJİT
ANKET
BAŞLIK
KODLARI
BLOGCUYA UYARLAMA
Credits
Template by Ande graphic
Ande
Blog Host by Splinder

20/4/2009 - İnsanlar neden ağlar? Gözyaşı dökmek yararlı mı zararlı mı?

Kategori: kadin

Doğumlarda, ölümlerde, iyi veya kötü haberlerde, bazen bir film izlerken, gözyaşlarımız süzülüveriyor... BBC Focus dergisi, işte bu gözyaşlarıyla ilgili bilinen ve bilinmeyen bazı gerçekleri derledi.

Dergide yer alan habere göre, 3 farklı tür gözyaşı üretiyoruz. Temel gözyaşı göz küresini yağlıyor ve onu kayganlaştırıyor. Bu gözyaşları bir günde sürekli olarak yaklaşık 300 ml üretiliyor. Refleks gözyaşları ise fiziksel veya kimyasal uyarana karşı tepki olarak üretiliyor ve tahriş eden nesneleri gözyaşlarıyla uzaklaştırıyor. Üçüncü tür gözyaşı ise duygularımızın yoğunluğuna bağlı olarak oluşuyor. Bu beyinde bulunan ve gözyaşı bezlerine nörotransmiter gönderen kraniyal siniri harekete geçiriyor ve aynı zamanda gözyaşının akışını artırmak için hazır bulunan yüzdeki kan basıncını artırıyor. Duygusal gözyaşları yüksek seviyede manganez ve prolaktin (normalde insanlarda süt üretmek için mamal bezleri harekete geçiren) hormonu içeriyor. Ağlamak bizi içimizdeki endişelerden uzaklaştırıyor. Ağladıktan sonra ferahlar, içimizdeki kargaşayı akışına bırakır ve dikkatimizi zihinden uzaklaştırıp fiziksel olana odaklarız.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı



8/4/2009 - LÜTFEN CİLDİNİZE İYİ BAKIN

Kategori: kadin

Genç yaşlardan itibaren düzenli ve bilinçli olarak uygulanacak bir cilt bakımı, ileride oluşabilecek sorunların şimdiden önlenmesini sağlar, cildin pürüzsüz ve zinde kalmasını garantiler. Hormonal değişimle birlikte ortaya çıkabilecek sivilcelenme ve siyah nokta gibi sorunlar ise kesinlikle ihmal edilmemelidir.

Doğru bir cilt bakımı uygulamak için, öncelikle sabun kullanma alışkanlığı bir kenara bırakılmalıdır. Zira en iyisi olsa bile, sabunun kurutucu etkisi vardır ve bu etki cildin dıştan gelen tehlikeli mikroplara karşı savunmasız kalmasına neden olur. Sabun yerine temizleme sütü ve toniği kullanmak en idealidir. Çoğu genç kız alışkanlık ve yanlış bilgilendirme sonucu temizleme sütü yerine tonik kullanmaktadır.

Temizleme sütleri üst deride ve bir alt katmanda birikmiş kirlerin, deri yolu ile atılmış ifrazatların giderilmesini sağlar ve bunu cildi tahriş etmeden yapar. Tonik ise sütün kalıntılarını alır, gözeneklerin tekrar büzülmesini ve derinin bir sonraki işleme, yani krem sürmeye hazır olmasını sağlar. Temizleme etkisi ise süt gibi değildir.

Sabah ve akşam yüzü temizlemenin yanı sıra, mutlaka nemlendirici kullanılmalıdır. Sokağa çıkıldığında da nemlendirici kullanmak gerekir. Özellikle kış mevsiminin hava şartları koruyucu malzemelerin kullanılmasını gerektirmektedir.

Haftada bir ise peeling yapılmalıdır. Böylece ciltte ölü hücre ve kir birikmesi engellenir, cilt nefes alır. Eğer cilt aşırı yağlı ise haftada 2 defa peeling yapılması uygundur.

Sivilceli ciltler büyük bir özenle temizlenip tedavi edilmeli, kesinlikle ihmal edilmemelidir. Sivilcelenme sorunu, meydana geldiği andan itibaren dikkatle tedavi edilmelidir. Aksi takdirde sivilceler fark edilmeden çoğalacak ve cildin iyileştirilmesi zorlaşacaktır. Öncelikle sivilcelenmenin gerçek nedeni tespit edilmeli ve tedavi buna göre yapılmalıdır. Bunun için kesinlikle uzman bir kişinin önerisine dikkatlice uyulmalıdır.

Sivilcelenmenin ana nedenleri çoğunlukla; cildin mikrop alması, yanlış beslenme, hormonal dengesizlikler, yemek veya güneş alerjisi, ciltteki faydalı vitaminlerinin eksilmesi ve strestir. Bu nedenlerden birkaçı birarada ya da tek başına sebep olabilir; ama genelde bazıları direkt sebep iken diğerleri uyarıcıdır.

Sivilcelere ve siyah noktalara el sürmemeye özen gösterilmelidir. Unutulmaması gerekir ki, genç yaşlarda uygulanacak doğru tedaviler, cildin pürüzsüz ve canlı kalmasının başlıca temelleridir. Genç kızların çoğu, sürekli siyah nokta ve sivilcelerini sıkar ya da üzerine kapatıcı malzeme sürer. Bunlar, derinin yıpranmasına neden olur. Siyah noktalar çok özel maskelerle cilt tahriş etmeden giderilmelidir.

Sıkmak, hücrenin yapısını tekrar düzelmeyecek şekilde bozulabilir ve lekeli, açık gözenekli kalmasına neden olabilir. Sıkma işleminin ardından güneşe maruz kalması durumunda ise ciltte lekeler oluşur ve bunlar genellikle kalıcıdır. Derinin siyah nokta yapma alışkanlığı varsa ve gözenekleri büyükse, gözenek sıkıştırıcı kullanılması tavsiye edilir.
Bugünün teknolojisi, kozmetik ve dermatolojik alanda kesin sonuçlar veren tedaviler sunmaktadır.

Tedavi uzman bir kişi tarafından belirlenmeli ve takip edilmelidir. Ayrıca, beslenme de tedavi kadar önemlidir. Unutulmaması gereken bir diğer önemli nokta da, yanlış ve ucuz kozmetik ürünlerin cilt sorunlarının oluşumuna neden olduğudur
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı



2/4/2009 - İnsanlar neden ağlar? Gözyaşı dökmek yararlı mı zararlı mı? [Bu

Kategori: kadin

Doğumlarda, ölümlerde, iyi veya kötü haberlerde, bazen bir film izlerken, gözyaşlarımız süzülüveriyor... BBC Focus dergisi, işte bu gözyaşlarıyla ilgili bilinen ve bilinmeyen bazı gerçekleri derledi.

Dergide yer alan habere göre, 3 farklı tür gözyaşı üretiyoruz. Temel gözyaşı göz küresini yağlıyor ve onu kayganlaştırıyor. Bu gözyaşları bir günde sürekli olarak yaklaşık 300 ml üretiliyor. Refleks gözyaşları ise fiziksel veya kimyasal uyarana karşı tepki olarak üretiliyor ve tahriş eden nesneleri gözyaşlarıyla uzaklaştırıyor. Üçüncü tür gözyaşı ise duygularımızın yoğunluğuna bağlı olarak oluşuyor. Bu beyinde bulunan ve gözyaşı bezlerine nörotransmiter gönderen kraniyal siniri harekete geçiriyor ve aynı zamanda gözyaşının akışını artırmak için hazır bulunan yüzdeki kan basıncını artırıyor. Duygusal gözyaşları yüksek seviyede manganez ve prolaktin (normalde insanlarda süt üretmek için mamal bezleri harekete geçiren) hormonu içeriyor. Ağlamak bizi içimizdeki endişelerden uzaklaştırıyor. Ağladıktan sonra ferahlar, içimizdeki kargaşayı akışına bırakır ve dikkatimizi zihinden uzaklaştırıp fiziksel olana odaklarız.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı



2/4/2009 - SAC BAKIMI

Kategori: kadin

SAC BAKIMI

Zeytinyağlı saç maskesi: 5 çorba kaşığı zeytinyağını 2 adet yumurta ile karıştırın ve saçınıza iyice yedirin. Ardından başınıza plastik bir bone takarak 15 dk bekleyin. Sonra temiz su ile durulayın.

Ballı ve zeytinyağlı saç maskesi:
2 çorba kaşığı balı 3 çorba kaşığı zeytinyağı ile karıştırın ve saçınıza uygulayın. Başınıza plastik bir bone takın. 15 dk sonra şampuanlayarak yıkayın.

Sirkeli saç maskesi: Saçlarınızı şampuanladıktan sonra 1 fincan limon suyu ya da sirkeyi saçınıza masajla sürün ve suyla durulayın. Ardından her zaman ki saç kreminizi kullanın ve su ile durulayın. Saçınızdaki tüm kirler çıkacak ve ışıl ışıl parıldayacak. Yeniden denemek isterseniz iki hafta beklemelisiniz.

Çemenotlu saç maskesi: Çemenotu tanelerini öğüterek, bir gece suda bekletin. Ertesi gün kafa derinize bu karışımla masaj yapın ve 15-20 dk bekleyin. Yumuşak formüllü bir şampuanla saçınızı durulayın. Bütün saç tipleri için ideal bir maskedir. Kepeğe, kelliğe, kırık saçlara iyi gelir ve saç tellerini kalınlaştırır.

Yumuşak ve parlak saçlar için durulama suyu: Aşağıdaki bitkilerden 1 çorba kaşığı alarak kaynar suyun içine atın ve yarım saat bekleyin. Ardından bir fincanın 1/4′ü kadar elma sirkesiyle iyice karıştırın. Saçınızı şampuanlayın. Daha sonra karışımı defalarca saçınıza dökün.

Genel saç bakımı için bitkiler : Biberiye yaprakları, ısırgan otu, dul avrat otu kökü, yabani çiçekler
Kuru saçlar için : Papatya yaprağı, kara kafes otu, ısırgan otu, yabani çiçekler
Yağlı saçlar için : Limon kabuğu, nane, hint limonu

Işıl ışıl parıldayan saçlara sahip olmak için: 1 adet taze portakalın suyunu, 1 çorba kaşığı bal ve 5-7 damla sandal ağacı yağı ile karıştırın ve bunu şampuan sonrası durulama için kullanın.
2 yumurtayı 1 çorba kaşığı sütün içinde çırpın ve saçınıza uygulayın. 5-7 dk sonra saçınızı durulayın.
2 çorba kaşığı elma sirkesini suya katın ve bu suyla saçınızı durulayın.

Yıpranmış saçları onarmak için:
Olgunlaşmış bir muzu ezerek püre haline getirdikten sonra içine birkaç damla badem yağı damlatın ve masaj yaparak saçınıza yedirin. 15 dk bekledikten maden suyu ile durulayın. Ardından şampuanlayıp, saç kremiyle yıkayın.

Kuru saçlar için: 1 çorba kaşığı balı yarım fincan dolusu süt kremasının içine katarak karıştırın ve bu karışımla kafa derinize masaj yapın. 15 dk bekledikten sonra yumuşak formüllü bir şampuanla yıkayın.
1 muzu, 1 yumurtayı, 1/4 fincan balı, 3 çorba kaşığı sütü ve 5 çorba kaşığı zeytinyağını karıştırın. Masaj yaparak kafa derinize yedirin ve 15 dk bekleyin. Ardından yumuşak bir şampuanla yıkayın.
Çinko ve yağlı asitler (balkabağı çekirdeği, fındık, bitkisel yağlar) kuru saçlar için iyidir. Bu yüzden mümkün olduğunca çinko içeren besinler tüketin.

Saç dökülmesi için: Bektaşi üzümüyle (Amla) kafa derinizi düzenli olarak ovun. Mucizevi sonuçlar alabilirsiniz.
Protein açısından zengin yiyecekler tüketmek (yeşil lifli sebzeler, havuç, mango, kuru kayısı, tüm tahıllar, brüksel lahanası, mercimek) saç dökülmesi için en iyi tedavidir.

Kırık saçlar tedavi etmek için:
Haftada iki kez saçlarınızı hindistan cevizi yağıyla karıştırılmış yeşil limon suyuyla (taze sıkılmış) yağlayın.

Kıvırcık saçlar için: 1 çorba kaşığı balı 1 lt suya karıştırın ve bu karışımı her şampuanlamadan sonra durulama suyu olarak kullanın
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı



28/3/2009 - Cildinize İyi bakın

Kategori: kadin

LÜTFEN CİLDİNİZE İYİ BAKIN

Genç yaşlardan itibaren düzenli ve bilinçli olarak uygulanacak bir cilt bakımı, ileride oluşabilecek sorunların şimdiden önlenmesini sağlar, cildin pürüzsüz ve zinde kalmasını garantiler. Hormonal değişimle birlikte ortaya çıkabilecek sivilcelenme ve siyah nokta gibi sorunlar ise kesinlikle ihmal edilmemelidir.

Doğru bir cilt bakımı uygulamak için, öncelikle sabun kullanma alışkanlığı bir kenara bırakılmalıdır. Zira en iyisi olsa bile, sabunun kurutucu etkisi vardır ve bu etki cildin dıştan gelen tehlikeli mikroplara karşı savunmasız kalmasına neden olur. Sabun yerine temizleme sütü ve toniği kullanmak en idealidir. Çoğu genç kız alışkanlık ve yanlış bilgilendirme sonucu temizleme sütü yerine tonik kullanmaktadır.

Temizleme sütleri üst deride ve bir alt katmanda birikmiş kirlerin, deri yolu ile atılmış ifrazatların giderilmesini sağlar ve bunu cildi tahriş etmeden yapar. Tonik ise sütün kalıntılarını alır, gözeneklerin tekrar büzülmesini ve derinin bir sonraki işleme, yani krem sürmeye hazır olmasını sağlar. Temizleme etkisi ise süt gibi değildir.

Sabah ve akşam yüzü temizlemenin yanı sıra, mutlaka nemlendirici kullanılmalıdır. Sokağa çıkıldığında da nemlendirici kullanmak gerekir. Özellikle kış mevsiminin hava şartları koruyucu malzemelerin kullanılmasını gerektirmektedir.

Haftada bir ise peeling yapılmalıdır. Böylece ciltte ölü hücre ve kir birikmesi engellenir, cilt nefes alır. Eğer cilt aşırı yağlı ise haftada 2 defa peeling yapılması uygundur.

Sivilceli ciltler büyük bir özenle temizlenip tedavi edilmeli, kesinlikle ihmal edilmemelidir. Sivilcelenme sorunu, meydana geldiği andan itibaren dikkatle tedavi edilmelidir. Aksi takdirde sivilceler fark edilmeden çoğalacak ve cildin iyileştirilmesi zorlaşacaktır. Öncelikle sivilcelenmenin gerçek nedeni tespit edilmeli ve tedavi buna göre yapılmalıdır. Bunun için kesinlikle uzman bir kişinin önerisine dikkatlice uyulmalıdır.

Sivilcelenmenin ana nedenleri çoğunlukla; cildin mikrop alması, yanlış beslenme, hormonal dengesizlikler, yemek veya güneş alerjisi, ciltteki faydalı vitaminlerinin eksilmesi ve strestir. Bu nedenlerden birkaçı birarada ya da tek başına sebep olabilir; ama genelde bazıları direkt sebep iken diğerleri uyarıcıdır.

Sivilcelere ve siyah noktalara el sürmemeye özen gösterilmelidir. Unutulmaması gerekir ki, genç yaşlarda uygulanacak doğru tedaviler, cildin pürüzsüz ve canlı kalmasının başlıca temelleridir. Genç kızların çoğu, sürekli siyah nokta ve sivilcelerini sıkar ya da üzerine kapatıcı malzeme sürer. Bunlar, derinin yıpranmasına neden olur. Siyah noktalar çok özel maskelerle cilt tahriş etmeden giderilmelidir.

Sıkmak, hücrenin yapısını tekrar düzelmeyecek şekilde bozulabilir ve lekeli, açık gözenekli kalmasına neden olabilir. Sıkma işleminin ardından güneşe maruz kalması durumunda ise ciltte lekeler oluşur ve bunlar genellikle kalıcıdır. Derinin siyah nokta yapma alışkanlığı varsa ve gözenekleri büyükse, gözenek sıkıştırıcı kullanılması tavsiye edilir.
Bugünün teknolojisi, kozmetik ve dermatolojik alanda kesin sonuçlar veren tedaviler sunmaktadır.

Tedavi uzman bir kişi tarafından belirlenmeli ve takip edilmelidir. Ayrıca, beslenme de tedavi kadar önemlidir. Unutulmaması gereken bir diğer önemli nokta da, yanlış ve ucuz kozmetik ürünlerin cilt sorunlarının oluşumuna neden olduğudur
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı




<- :: Sonraki Sayfa ->