Irak ülkesinin umutlarına, ırak düşen çocuklarına benziyor sana ırak’lığım. Gittiğim her sen Felluce, döndüğüm her ben Bağdat.Yıkılırken tapınak sütunları yeryüzünün üstüne bir elem dolaşıyor dilime: Saçların karda yıkanırken soğuk ülkelerin ayazına yaslıyorsun ömrünü. Kibrit kutularına yığılan bungunsuz yangınların islenişini çekiyorum ciğerlerime. Sana şiir olmak için katlediyorum bütün şairlerin şah damar şiirlerini. sahi ömrünün en dalgın an’ında zifiri aşk şiirlerde kaybolan hüzün kimin? Kabil’in damarlarından emdim zehri. Habil yok sayıldı kavim tutanaklarında. İnsandım ilk hâlim kadar. Ben sende kimliğimi kaybettim. Oysa seni en iyi yokluğun anlatıyor o som sessizlikte yanlızım sensizim Dağ çiçeğim...